|
 |
|
MENÜ |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Seçtiklerim |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
.
|
|
.Biz Ikimiz Nasil da Sarilirdik Birbirimize Kadinim
|
|
.
|
|
Aski nasil da çiçek yasamistik biz kadinim
Kendi kendime konusup duruyorum
Daglara giden patikalarda katilasan bahar çamurlarinda yalnizim
Beni deli saniyorlar
Sokulmalarimizi unutamiyorum kadinim
Hani gece yarilarinda anlatilan
Korkulu mezarlik ve seytan hikayelerinde
Küçük kiz ablasina,
Sen bana nasil da sokulurdun kadinim
Babamin fötr sapkali sen arkadaslari
Komsu köyden atlariyla misafirlige gelirlerdi çaydan geçerek
Eski yillarda örülmüs tas evin gölgesinde
Misafirlerin omletine ve pilavina karabiber ekisini anamin
Sofradan artanlari bekledigimizi anlatirdim ben sana
Nasil da sokulurdun sen bana
Aksama karabiberli ne sofralar kurardin
Nasil da sarilirdim ben sana kadinim
Çocuklugumda derenin suyu kesilince
Çakiltaslarinda seker aradigimi anlatirdim ben sana
Acirdin sen bana, aglardin
Bütün sekerleri önüme yigardin
Nasil da sarilirdim ben sana kadinim
Köyde serçe tuzaklarini bozanin ben oldugunu
O yüzden çocukluk arkadaslarimin olmadigini söylerdim sana
Kalbimde serçeler gibi ziplar nasil da sarilirdin sen bana kadinim
Iklime aykiri sicak yaz günlerinde
Göl ve denizlerin en üst katmanindan
Zar gibi siyrilmis rüzgarlar estirirdim ben sana
Nasil da sokulurdun sen bana
Yanaklarin yanaklarimi serinletir
Nasil da sarilirdim ben sana kadinim
Gözlerim gözlerine kilitlenip kalinca
Dünya kiri bulasmamis kanatli iki böcek
Ve seherde kalbi atan iki yildiz çöpçatan olurdu dudaklarimiza
Dudaklarindan dudaklarima cennet akardi
Yeryüzü ve gökyüzü esirimiz olurdu
Nasil da sarilirdik biz birbirimize kadinim
Ben sana bakinca nasil da sokulurdun sen bana kadinim
Sen bana bakinca nasil da sokulurdum ben sana kadinim
Nasil da
Anilarda kaldi
Kadinim
Simdilik... topragin üstünde kalanlardanim
Tümsek altina bakip bakip... aglayanlardanim
Hiç bilmeyeceksin
Sensiz kalbim eziyetler çekiyor kadinim
Belki de çok yakindir
Kavusmamiz kadinim
|
|
.
|
|
Ramazan Topoglu
|
|
.
|
| Ey Günes! Ey Yüzü Tanrisalligin! |
| . |
Ey günes! ey yüzü tanrisalligin!
Vahsi çiçekleri sel yataginin!
Magaralar! Seslerin duyuldugu
Yaban bögürtlenleri ormanlarin!
Otlarin altindan duyulan koku!
Örnek yükseklikte kutsal tepeler,
Bir tapinagin ak süsü gibiler.
Yasli kaya, yillari yenen mese,
Sizi izlerken duyumsuyorum da
Daginik bir ruh giriyor kalbime!
Ey kizoglankiz orman, duru kaynak!
Karanligin çivitledigi gül berrak!
Gögün isigi piril piril su
Ne diyorsunuz bu haydut hakkinda?
Ey doganin bilinci, sagduyusu! .
(1856)
Fransizca'dan çeviren: Tozan ALKAN |
| . |
| Victor Hugo |
| . |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
ANKET |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Duyuru |
|
|
|
|
|
| |
Sevgili arkadaşlar sitemizde gazeteye girerek gazeteye ebone olunuz.Size hiç bir yerde bile bulamayacağınız haberler sizin e-postanıza gelsin.
Farklılığımızı fark edeceksiniz....
Bekliyorum. |
|
|
|
|
|
 |
|
İletişim |
|
|
|
|
|
| |
Daima açık olan iletişime sizde haberlerinizi gönderin.
dost_sevgi88@hotmail.com
Gönderin haberlerinizi, biz burda yayınlayalım... |
|
|
|
|